Ceyhan Ticaret Odası seçimlerinde süreç ilerledikçe gruplardaki adaylar da bir bir netleşmeye başladı. İş dünyasının yakından takip ettiği seçimlerde başkan adayları çalışmalarını hızlandırırken, grup seçimlerinde ortaya çıkan bazı isimler ise şimdiden tartışma konusu oluyor. Çünkü sahada dikkat çeken bir gerçek var… Bazı grup adayları kendi mesleki birikimi, ticari çevresi, projeleri ya da grubuna sağlayacağı..

Ceyhan Ticaret Odası seçimlerinde süreç ilerledikçe gruplardaki adaylar da bir bir netleşmeye başladı. İş dünyasının yakından takip ettiği seçimlerde başkan adayları çalışmalarını hızlandırırken, grup seçimlerinde ortaya çıkan bazı isimler ise şimdiden tartışma konusu oluyor.
Çünkü sahada dikkat çeken bir gerçek var…
Bazı grup adayları kendi mesleki birikimi, ticari çevresi, projeleri ya da grubuna sağlayacağı katkıyla öne çıkmak yerine, başkan adaylarının arkasına sığınarak seçim kazanmanın hesabını yapıyor.
Peki, kendi grubunda karşılığı olmayan, kendi ismiyle oy istemekte zorlanan ve sürekli bir başkan adayının gölgesinde yürüyen bir isim yarın Ceyhan Ticaret Odası Meclisi’ne girdiğinde ne kadar fayda sağlayabilir?
Daha da önemlisi; bu isimler yönetim kurulu üyesi olduğunda Ceyhan iş dünyasının sorunları karşısında kendi iradesini ortaya koyabilecek mi?
Yoksa yine birilerinin arkasında durup sadece el kaldırıp indiren isimlerden mi olacak?
MECLİS ÜYELİĞİ SADECE BİR KOLTUK DEĞİLDİR
Ceyhan Ticaret Odası Meclis üyeliği, seçimden seçime hatırlanan bir unvan olmamalı. Grup üyelerinin sorunlarını dinlemek, sektörün taleplerini gündeme taşımak, gerektiğinde yönetime karşı fikir ortaya koymak ve çözüm üretmek gerekir.
Kendi grubunda seçim kazanmak için dahi bir başkasının siyasi ya da ticari gücüne ihtiyaç duyan bir adayın, yarın sektörünün sorunlarını hangi güçle savunacağı da doğal olarak merak ediliyor.
Başkan adayının fotoğrafıyla, ismiyle veya çevresiyle oy toplamaya çalışanlar şunu unutmamalı:
Seçmen sandıkta sadece başkan adayını değil, kendi grubunu temsil edecek kişiyi de seçiyor.
KENDİ OYUN YOKSA, KENDİ FİKRİN OLACAK MI?
Asıl sorulması gereken soru belki de tam olarak bu…
Kendi grubunda kendi isminle oy getiremiyorsan, yarın mecliste kendi fikrini nasıl savunacaksın?
Seçilmek için birilerinin arkasına saklananlar, seçildikten sonra o isimlerden bağımsız karar verebilecek mi?
Ceyhan’ın ticaretine, sanayisine, esnafına ve iş dünyasına dair bir proje ortaya koyabilecek mi?
Yoksa dört yıl boyunca sadece toplantılara katılan, fotoğraf karelerinde görünen ve seçim zamanı yeniden ortaya çıkan isimler mi olacaklar?
CEYHAN İŞ DÜNYASI VİTRİN DEĞİL, ÜRETEN İSİMLER İSTİYOR
CTO seçimleri sadece “kim başkan olacak?” yarışından ibaret görülmemeli.
Asıl önemli olan, meclisi kimlerin oluşturacağıdır. Çünkü güçlü bir Ticaret Odası, güçlü ve fikir üreten meclis üyeleriyle mümkündür.
Başkan adaylarının gölgesine sığınarak seçilmeyi bekleyenler yerine; kendi grubunda karşılığı olan, sektörünü bilen, sorunları konuşabilen ve gerektiğinde “hayır” diyebilecek isimlerin mecliste yer alması Ceyhan iş dünyası adına daha büyük önem taşıyor.
Şimdi grup adaylarının kendilerine sorması gereken basit ama önemli bir soru var:
Ben kendi ismimle mi seçime giriyorum, yoksa bir başkasının gölgesinde meclis koltuğu mu arıyorum?
Çünkü bugün başkasının arkasına sığınarak seçilenlerin, yarın Ceyhan iş dünyasının önünde yürümesini beklemek pek de gerçekçi görünmüyor.