ADANA’DA AİLE YAPISI SOS VERİYOR: Her 3 Evlilikten 1’i Boşanmayla Sonuçlanıyor! Adana’nın son 4 yılına ait evlilik ve boşanma istatistikleri, kentte köklü bir toplumsal dönüşümün yaşandığını kanıtlıyor. Uzman Fatih Aktaş, rakamların sadece istatistik değil, aile kurumundaki kırılmanın bir yansıması olduğunu vurguluyor. ADANA – Sosyolojik yapısı, yoğun göç alması ve ekonomik dinamikleriyle Türkiye’nin aynası konumunda olan..

Adana’nın son 4 yılına ait evlilik ve boşanma istatistikleri, kentte köklü bir toplumsal dönüşümün yaşandığını kanıtlıyor. Uzman Fatih Aktaş, rakamların sadece istatistik değil, aile kurumundaki kırılmanın bir yansıması olduğunu vurguluyor.
ADANA – Sosyolojik yapısı, yoğun göç alması ve ekonomik dinamikleriyle Türkiye’nin aynası konumunda olan Adana’da, aile kurumu ciddi bir sınavdan geçiyor. Açıklanan resmi veriler, son dört yılda evlilik oranlarının düşerken boşanma sayılarının sabit kalmasıyla, kentin “her 3 evlilikten 1’inin bitmesi” gerçeğiyle yüzleştiğini gösteriyor.
2021 ve 2025 yıllarına ait karşılaştırmalı veriler, evlilik kurumuna olan ilginin azaldığını, ayrılıkların ise toplumsal bir kabul gördüğünü ortaya koyuyor:
| Yıl | Evlilik Sayısı | Boşanma Sayısı | Değişim Analizi |
| 2021 | 15.585 | 5.555 | %35,6 Boşanma Oranı |
| 2025 | 15.039 | 5.569 | %37,0 Boşanma Oranı |
Uzman Fatih Aktaş’a göre, gençlerin evlilik masasından uzaklaşmasının en büyük nedeni ekonomik güvensizlik. Adana gibi metropollerde artan kira fiyatları ve yaşam maliyetleri, “yuva kurma” hayalini birer borç batağına dönüştürüyor.
Barınma Krizi: Fahiş kira artışları evlilik kararlarını erteliyor.
İşsizlik Kaygısı: Gelir istikrarsızlığı gençleri bireysel yaşamaya zorluyor.
Kariyer Odaklılık: Bireyselleşmenin artmasıyla özgür yaşam tercihi ön plana çıkıyor.
Boşanma sayılarındaki artışın çok boyutlu olduğunu belirten uzmanlar, özellikle kadınların ekonomik bağımsızlığının ve toplumsal baskının azalmasının altını çiziyor.
“Mutsuz evlilik yerine bireysel mutluluk” anlayışının yerleştiğini belirten Aktaş; ekonomik stres, iletişim problemleri ve sosyal medyanın yarattığı yeni yaşam standartlarının çiftler arasındaki bağı zayıflattığını ifade ediyor.
Ekonomik iyileşmelerin evlilik sayılarını bir miktar yukarı çekebileceği öngörülse de, sosyolojik dönüşümün geri döndürülemez bir noktada olduğu düşünülüyor. Adana’daki bu tablo, Türkiye genelinde aile yapısının klasik kalıplardan uzaklaşarak daha modern ve birey odaklı bir yapıya evrildiğinin en net kanıtı olarak değerlendiriliyor.